LEYLA ARMAĞAN ( Mini mini hikayeler) BÜYÜK SEL google-site-verification=OoenLv5VA2WFUnnJW9f4owQpbBCzT_SvMEXyk5DZAyg
Yazı Detayı
07 Eylül 2021 - Salı 01:52 Bu yazı 202 kez okundu
 
BÜYÜK SEL
LEYLA ARMAĞAN ( Mini mini hikayeler)
miniminihikayeler@gmail.com
 
 

                                                        BÜYÜK SEL


      Benim annem büyük selde sekiz yaşındaymış.O gün halası ile şimdiki barajdan yukarı onbeş dakika yürüme mesafesinde onaç ağzı mevkisinde  olan bahçelerine gitmişler.

     Annem su getirmek için  on dakika mesafede olan çeşmeye gitmiş.

    (demek ki o zamanlar sapık falan yok, küçücük kız çocuğu o mevkide tek başına o kadar uzağa gönderiliyor)

     Annem çeşmeye gidince her tarafı aniden simsiyah bulutlar kaplamış. Peşpeşe şimşekler çakmış. Öyle bir yağmur yağıyormuş ki dakikalar içerisinde çaya sel gelmiş. Karşıya geçip halasına ulaşamamış.

     Çok korkmuş.

     Halasından taraf çay olduğu için şehire doğru kaçmaya başlamış.

     Kendisi gibi suya gelirken ailesini kaybeden kendi yaşlarında bir kızla karşılaşmış. El ele tutuşup değirmene doğru gitmişler. Değirmendekiler bunları çağırmışlar ama bunlar gitmemiş. Çünkü değirmendekiler yağmurdan saklanmaya çalışıyormuş ama annemgil yüksekte olduğu için çayı tepeden görüyormuş. 
Sel değirmenin altını oymuş, az kalmış değirmen göçecek haberleri yok. 
    Annem kıza:
    -Bu sel değirmeni götürür gitmeyelim demiş. Değirmendekilerin ısrarına rağmen me kız ne de annem gitmemişler. (gerçekten değirmeni sel götürmüş)

     Annemle o küçük kız el ele tutuşup yolu sel kapladığı için değirmenin karşısından, çaydan ve yoldan uzaktan bağdan bahçeden, düşe kalka bata çıka gide dursun halası kız sele gitti diye hüngür hüngür ağlıyor muş, karşıya geçemiyormuş.

    Annemler kaymakam pınarına kadar düşe kalka gelip orada kalmışlar. Çünkü normalde kupkuru olan dereden sel gelmiş. Sel biraz hafifleyince dere yukarı yürüyüp sığ bir yer bulmuşlar. Dereyi geçerken neredeyse ayakları kayıp gideceklermiş, zar zor karşıya geçmişler. 

    Evde de annemin annesi babası telaşlanmış. Dedem la havle çekip evin içinde dört dönüyormuş.
    Anneannem :
-Burada dolanacağına çıkıp onları arasak ya, diye bağırmış. Dedem de:
-haklısın hanım çıkalım demiş. Onlarda bahçelerden yürüyerek ilerlemişler. Uludere mevkii yakınlarında annem ve küçük kızla karşılaşmışlar.

    Anneannem annemi bulunca çok sevinmiş. Annemi ve o küçük kızı alıp eve dönmüş. Dedem ise bacısını aramaya yola devam etmiş.

    Halası çok zaman sonra ancak dönebilmiş. Annemden umudu kesmişken yaşadığını öğrenince çok sevinmiş.

    Anneannem çocukları yıkamış. Küçük kızı ailesine teslim etmiş. Annem  öyle bir uyumuş ki iki gün uyanmamış.

    cAnneannemin evi pazarbaşı mahallesinde olduğu için ben çocukken çayda oynamak isterdim annem asla oynatmazdı. _Anne hava güzel sel falan gelmez derdim, annem :
    -Yukarı yağar, aniden gelir, havaya aldanma sen derdi. 
Hala benden vasiyet çay kenarından ev almayın, eyvah alnında yazılı der. 

    Karanlık dereye evler yapılırken çok üzülmüştü. Ben bu dereden iki minare boyu sel geldiğini biliyorum demişti. Şimdi orası tamamen mahalle oldu maalesef. Seli görmedim ama ben çocukken orada ev yoktu, çay vardı onu biliyorum.

    Rabbim korusun bir daha böyle felaketler yaşatmasın .

                                                              Leyla Armağan

 
Etiketler: , , , , , BÜYÜK, SEL,
Yorumlar
Haber Yazılımı