ŞEFFAFLIK...
Söylem mi, yönetim anlayışı mı?

ALİ ARICI
iskiliptv@hotmail.com - 0532 732 43 19Son yapılan mahalli seçimlerin bence en önemli vaatlerinden birisi "Şeffaf olacağız" cümlesiydi.
Sayın Belediye Başkanı İsmail Çizikçi, adaylık sürecinde neredeyse bütün konuşmalarında bu cümleyi sık sık kullandı.
Hatta 24 Mart 2024 günü akşam saatlerinde partisinin seçim bürosu önünde yaptığı konuşmada, şeffaf yönetim anlayışını bir adım daha ileriye taşıyarak şu ifadeleri kullandı:
"Şeffaf olacağız, şeffaf. Belediyenin gelirini, giderini, personel durumunu her ay basınla ve halkımızla paylaşacağız."
Sayın Başkan aslında burada olağanüstü bir şey vaat etmiyordu.
Yıllardır olması gereken bir yönetim anlayışından söz ediyordu.
Peki, öyle oldu mu?
Olmadı mı?
Fazla yorum katmadan, bugünün gerçekleri üzerinden bakalım.
BELEDİYENİN İŞLEYİŞİNDE ŞEFFAFLIK
Sayın Başkanın şeffaflık anlayışını maalesef ben tam olarak anlayamadım.
Sayın İsmail Çizikçi görevi devralalı 30 ay, yani 2 yıl 6 ay oldu.
Bugüne kadar kendisinden;
"Belediyenin şu kadar borcu var, şu kadar alacağı var."
şeklinde net bir açıklama duyduk mu?
Ben duymadım.
Belediyede ve belediye şirketlerinde çalışan personel sayıları konusunda kamuoyuna düzenli ve net bir rakam açıklandı mı?
Ben duymadım.
Oysa Sayın Başkan seçim döneminde bunun sözünü vermişti.
"Her ay gelir-gider ve personel durumunu basınla ve halkımızla paylaşacağız" demişti.
Aradan 30 ay geçti.
Ben bugün hala bu bilgileri düzenli olarak göremiyorum.
Şimdi konuyu biraz daha genişletelim.
BELEDİYENİN KARNESİ: FAALİYET RAPORU
Belediyelerin halka hesap verdiği en önemli belgelerden biri yıllık faaliyet raporudur.
Faaliyet raporu, bir anlamda belediyenin yıllık karnesidir.
Belediye o yıl ne yaptı?
Ne kadar para harcadı?
Hangi hizmetleri gerçekleştirdi?
Hangi projeleri hayata geçirdi?
Hangi hedeflerine ulaştı?
Mali durumu nedir?
Gelecek dönem için neler planlanıyor?
Bütün bunların cevabını faaliyet raporunda bulmak mümkündür.
Yani faaliyet raporu sadece belediye meclisinin önüne getirilen sıradan bir belge değildir.
Aynı zamanda belediyenin halka hesap verme araçlarından biridir.
Peki İskilip Belediyesi'nin faaliyet raporunu İskilip'te kaç kişi gördü?
Kaç kişi okudu?
Hatta kaç kişi kolaylıkla ulaşabildi?
Benim gördüğüm kadarıyla bu konuda ciddi bir sorun var.
Son faaliyet raporu, Belediye Meclisinin 2 Nisan 2026 tarihinde yaptığı toplantıda oy birliğiyle kabul edildi.
Ben o meclis toplantısını takip ettim.
Rapordan bir kopya istememe rağmen bana, belediyenin internet sitesinde yayınlanacağı söylendi.
Aradan aylar geçti.
Fakat faaliyet raporunun kamuoyunun kolaylıkla ulaşabileceği şekilde yayınlanmasını göremedik.
Burada özellikle bir noktayı belirtmek istiyorum.
Faaliyet raporlarının hazırlanması, meclise sunulması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi konusunda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda açık düzenlemeler bulunuyor.
Dolayısıyla konu sadece benim bir gazeteci olarak raporu görmek istememden ibaret değil.
Bu, aynı zamanda halkın belediyesini denetleyebilmesi ve yapılan hizmetler hakkında bilgi sahibi olabilmesi meselesidir.
Şimdi bu konulardan bilgisi olmayanlar haklı olarak sorabilir:
"Nedir kardeşim bu faaliyet raporu?"
Anlatayım.
Faaliyet raporu, resmi kurumların bir yıllık karnesidir.
Belediyenin faaliyet raporu da belediyenin halka hesap verme belgelerinden biridir.
Eğer bu belge bir hesap verme belgesi olarak değerlendiriliyorsa, halkın bundan haberdar edilmemesinin veya kolayca ulaşamamasının sebebini doğrusu anlamış değilim.
Çünkü bilgi kamuoyundan uzak tutulduğunda, ortaya bir bilgi boşluğu çıkıyor.
O bilgi boşluğunu da çoğu zaman dedikodu dolduruyor.
MECLİSTE DE ŞEFFAFLIK GEREKMEZ Mİ?
Gelelim Belediye Meclisine...
Belediye Meclisi, belediyenin en önemli karar organıdır.
Bütçeden imara, yatırımlardan yerel hizmetlere kadar birçok önemli karar burada alınır.
Geçmiş dönemde Belediye Meclisi toplantılarıyla ilgili olarak belediye tarafından ilanlar yapılır, toplantıların kamuoyunca takip edilmesine daha fazla önem verilirdi.
Bugün ise Belediye Meclisi toplantıları adeta halktan gizlenir bir hale gelmiş durumda.
Sayın İsmail Çizikçi'nin katıldığı etkinliklerin belediyenin sosyal medya hesaplarından yayınlandığını görüyoruz.
Ancak bu dönemde, belediyenin ilk meclis toplantısı dışında tek satır yazı, bir kare fotoğraf dahi yayınlanmadı.
Toplantı öncesinde kamuoyunun bilmesi gereken toplantı tarihi ve meclis gündemleri konusunda da yeterli duyuru yapılmadığını düşünüyorum.
Bu duyuruların belediyenin resmi internet sitesi, ilan panosu ve yerel basın gibi araçlarla yapılması mümkün.
Hatta bugün baktığımda belediyenin ilan panosunda dahi toplantı duyurusunu göremedim.
Bir başka konu daha var.
Meclis üyelerine yapılan toplantı bildirimlerinde toplantı yeri Belediye Meclis Salonu olarak belirtilmesine rağmen, bazı meclis toplantılarının Başkanlık makamında gerçekleştirildiğini gördüm.
Yıl içerisinde üç toplantıya katılmak istememe rağmen sadece Nisan ayındaki toplantıya katılabildim.
Diğer iki toplantı Başkanlık makamında yapıldı.
Bana mı denk geldi bilmiyorum.
Belki bunun özel bir gerekçesi vardır.
Ancak vatandaşın meclis toplantılarını izleyebilmesi açısından toplantıların görünür ve erişilebilir olması gerektiğini düşünüyorum. Önceki dönemlerde meclis toplantılarını halktan da izlemeye, dinlemeye gelenler olurdu.
Nitekim 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 20. maddesinde belediye meclisi toplantılarının kural olarak herkese açık olduğu düzenleniyor. Kapalı oturum ise belirli şartlara bağlanıyor.
Yine belediye meclisi kararlarının halka duyurulmasına ilişkin de kanunda hükümler bulunuyor.
O zaman soruyorum:
Vatandaş kendi belediyesinde ne konuşulduğunu, hangi kararların alındığını neden kolayca öğrenemesin?
PERSONELDE ŞEFFAFLIK
Gelelim İskilip'te belki de en fazla konuşulan konulardan birisine:
Belediye personeli...
Sayın Belediye Başkanı İsmail Çizikçi, göreve geldiği ilk günlerde belediyedeki personel sayısının yüksek olmasından şikayet etmiş ve personel sayısının daha istikrarlı bir zemine getirileceğini belirtmişti.
Hatta geçmiş dönemde hukuki olmayan zeminlerde personel alımları yapıldığını ifade ederek önemli sayıda işçinin işten çıkarılmasını sağlamış, daha sonra bunların bir bölümünü yeniden işe almıştı.
Bugün geldiğimiz noktada ise belediye ve belediye şirketlerinde çalışan toplam personel sayısı kamuoyuna net olarak açıklanmış değil. Bu konuda Cimer üzerinden den yapılan taleplere bile çeşitli bahanelerle gerekli cevap verilmiyor.
Belediyenin personel sayısı denildiğinde genellikle sadece belediyenin kadrolu personel sayısı konuşuluyor.
Oysa İskilip Belediyesi'nin bünyesinde iki şirket bulunuyor.
Bunlardan biri:
İskilip Belediyesi Personel Limited Şirketi.
Diğeri ise belediyenin düğün salonu ve sosyal tesisler gibi işletmelerini bünyesinde barındıran:
İskilip Belediyesi Bahçeli Turizm İnşaat Gıda Sanayi Limited Şirketi.
Dolayısıyla belediyenin toplam çalışan sayısını konuşurken sadece belediyenin kadrolu personelini konuşmak yeterli değil.
Belediye şirketlerinde çalışanların da hesaba katılması gerekiyor.
Hukuki düzenlemelerde belediyelerin personel giderleri konusunda belirli sınırlar bulunuyor.
Ancak günümüzde belediyelerin çeşitli şirketler üzerinden işçi çalıştırdığı da bilinen bir gerçek.
Peki İskilip'te durum ne?
Bilmiyoruz.
Çünkü açıklanmış net bir rakam yok.
İşte tam burada söylentiler başlıyor.
İskilip kamuoyunda en fazla konuşulan, en fazla dedikodusu yapılan konulardan birisi belediyenin personel sayısı.
"400 kişi çalışıyor" diyen var.
"500'ü bile geçti" diyen var.
Bunların hangisi doğru?
Ben bilmiyorum.
Çünkü elimde resmi bir veri yok.
Zaten benim eleştirim de personel alınmasına değil.
Açıkça söyleyeyim:
Ben kişisel olarak belediyenin personel almasına karşı değilim.
400 kişi değil, 1000 kişi çalıştırsın.
Eğer ihtiyaç varsa, iş varsa, bütçe imkanları elveriyorsa neden olmasın?
Sonuçta çalışanların tamamı İskilip'in evlatları.
Aldıkları maaşlar İskilip ekonomisine önemli bir katkı sağlıyor.
Hatta Sayın Çizikçi'nin çalışanlarına İskilip şartlarına göre oldukça yeterli maaş verdiğini düşünüyorum.
Benim personelle ilgili tek itirazım olabilecek konu ise şudur:
İhtiyaç sahibi işsiz insanlar varken aynı aileden iki veya üç kişinin işe alınması.
İskilip Belediyesi böyle bir uygulama yapıyor mudur?
Elimde net bilgi olmadığı için "yapıyor" diyemem.
Bunu iddia da etmiyorum.
Ancak kamuoyunda bu konuda ciddi söylentiler var.
Benim söylediğim çok basit:
Resmi rakam açıklansın, tartışma bitsin.
Kaç kişi çalışıyor?
Belediyede kaç kişi?
Şirketlerde kaç kişi?
Toplam personel gideri ne kadar?
Bunlar açıklanırsa, 400 mü 500 mü tartışması da kendiliğinden sona erer.
ŞİRKETLERDE ŞEFFAFLIK
Gelelim belediye şirketlerine...
Geçmiş dönemde belediye bünyesinde Bahçeli Turizm İnşaat Gıda Sanayi Limited Şirketi adı altında bir şirket kuruldu.
Bu şirketle ilgili mali ve idari bilgiler resmi olarak açıklanmadan benim bu konuda kesin ifadeler kullanmamın doğru olmayacağını biliyorum.
Hatta hukuki açıdan da bunun farkındayım.
Dolayısıyla şirketle ilgili elimde belge olmadan "şunu yaptı", "bunu yaptı", "zarar etti" veya "şu kadar borcu var" demiyorum.
Ama şunu soruyorum:
Şeffaflık gereği Sayın Belediye Başkanı bu şirketin genel durumunu kamuoyuyla paylaşamaz mı?
Şirket zarar mı ediyor?
Kar mı ediyor?
Geliri ne kadar?
Gideri ne kadar?
Bünyesinde kaç kişi çalışıyor?
Hangi işletmeleri yönetiyor?
Bunları bilmek İskilip halkının hakkı değil mi?
Elbette şirketlerin kendi hukuki ve ticari yapıları var.
Belediye şirketlerinin her türlü işleminin Belediye Meclisi tarafından doğrudan denetlenmesi gibi bir durum da söz konusu değil.
Ancak faaliyet raporlarında şirketlerle ilgili özet bilgilere yer verilmesi ve kamuoyunun genel olarak bilgilendirilmesi, bana göre şeffaf yönetim anlayışının gereğidir.
Bir başka önemli konu daha var.
Belediyenin kadrolu personeli ile belediye şirketlerinin personelinin çalışma alanlarının birbirinden ayrılması konusunda hukuki düzenlemeler ve iş güvenliği açısından dikkat edilmesi gereken hususlar bulunuyor.
Belediyenin kadrolu personeli şirket bünyesinde, şirket personeli de şirketin bünyesindeki işletmeler dışında çalıştırılırsa, bunun doğurabileceği hukuki sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle Allah korusun, böyle bir çalışma düzeni içerisinde bir iş kazası yaşanması halinde ciddi sorunlarla karşılaşılabilir.
Ben burada "şu anda böyle yapılıyor" demiyorum.
Böyle bir iddiam yok.
Sadece şeffaflığın yanında görev, yetki ve personel çalışma alanlarının da açık biçimde ortaya konulmasının önemli olduğunu söylüyorum.
BİLGİ VERİLMEZSE DEDİKODU BÜYÜR
Sonuçta mesele dönüp dolaşıp aynı yere geliyor:
Kamuoyu bilgilendirilmezse halk uydurma dedikodulara inanır.
Bugün dedikoduyu çıkaranlar, yarın kendi söylediklerine kendileri inanmaya başlar.
Sonra da o sözler gerçekmiş gibi toplumun içerisinde dolaşır.
Bunun önüne geçmenin yolu çok basit:
Bilgi vermek.
Belediyenin borcunu açıklarsınız.
Alacağını açıklarsınız.
Personel sayısını açıklarsınız.
Şirketlerin mali durumunu açıklarsınız.
Faaliyet raporunu yayınlarsınız.
Meclis gündemini duyurursunuz.
Meclis kararlarını vatandaşın ulaşabileceği hale getirirsiniz.
Böylece kimsenin dedikodu üretmesine de fazla alan kalmaz.
SAYIN BAŞKANIN DAHA FAZLA SOKAĞA İHTİYACI VAR
Sayın Belediye Başkanı İsmail Çizikçi'nin mesaisinin kendisine yetmediğini biliyorum.
İskilip ve İskilipliler için oldukça yoğun bir çalışma temposu içerisinde olduğunu görüyorum.
Bürokrasiden gelen bir belediye başkanı olarak devlet işleyişini iyi bildiğine de şahidim.
İlçemize kazandırdığı ve kazandırmaya çalıştığı yatırımlar konusunda da hakkını teslim etmek gerekir.
Benim gördüğüm sorun başka.
Halktan biraz kopukluk var.
Disiplinde sorun var.
Halk deyince de çevresini saran insanları kastetmiyorum.
Biz gazeteciler sokağın sesiyiz.
Çarşıda ne konuşuluyor?
Mahallelerde ne konuşuluyor?
Vatandaşın gerçek gündemi ne?
Bunları takip ediyoruz.
Ve açıkça söyleyeyim:
Sokağın gündemi bazen belediyenin gündeminden çok farklı.
Sayın Başkanın daha fazla sokağa çıkması, vatandaşın arasına daha fazla karışması ve doğrudan halkın nabzını tutması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü makam odasında size anlatılanlarla sokakta vatandaşın anlattıkları her zaman aynı olmayabilir.
Halkın gerçek gündemini görmek için bazen makamdan çıkmak gerekir.
"HER YİĞİDİN BİR YOĞURT YİYİŞİ VARDIR"
Sayın Belediye Başkanı İsmail Çizikçi bürokrasiden gelen bir isim.
Devlet işleyişini biliyor.
Yatırımlar konusunda ortaya koyduğu çabaları da görüyoruz.
Peki benim gündeme getirdiğim bu konular personel ihmali mi?
Belediye bürokrasisinin eksikliği mi?
İletişim problemi mi?
Yoksa bir atasözünde denildiği gibi:
"Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır."
Belki Sayın Başkanın yönetim anlayışı böyledir.
Belki farklı düşünüyor.
Ama seçim meydanında kendisi "Şeffaf olacağız" diyerek bize bir ölçü koydu.
Ben de bugün o ölçü üzerinden soruyorum.
FİTNEYE KARŞI EN GÜÇLÜ CEVAP: ŞEFFAFLIK
İskilip küçük bir yer.
Burada herkes birbirini tanır.
Bir kişi bir şey söyler.
İkinci kişi üzerine bir şey ekler.
Üçüncü kişi biraz daha büyütür.
Dördüncü kişi ise artık o sözü gerçek kabul eder.
Sonra bakarsınız, ortada hiçbir belge olmadığı halde herkes aynı şeyi konuşuyor.
İşte bunun önüne geçmek belediyenin elinde.
Bilgi verirseniz dedikodunun önü kesilir.
Belge yayınlarsanız iddiaların önü kesilir.
Açık olursanız fitne üretmek zorlaşır.
Çünkü kapalı kapılar ardında kalan her konu, birilerinin yorumuna açık hale gelir.
Sayın Başkan, sizin muhattap dahi olmak istemediğiniz bazı İskilip dışı çevreler varsa ve bunlar İskilip hakkında sürekli fitne üretmeye çalışıyorsa, bunlara verilecek en güçlü cevap da tartışmaya girmek değildir.
Şeffaf olmaktır.
İskilip'in lehine olan gelişmeleri bile sabote etmeye çalışanlar varsa, onların karşısında en güçlü duruş yine açık yönetim anlayışıdır.
Çünkü bilgi açık olursa, yalanın hareket alanı daralır.
SAYIN BAŞKAN, ŞEFFAFLIK...?
Sayın Başkan...
24 Mart 2024 tarihinde seçim bürosunun önünde vatandaşlara:
"Şeffaf olacağız, şeffaf. Belediyenin gelirini, giderini, personel durumunu her ay basınla ve halkımızla paylaşacağız."
dediniz.
Bugün o sözün üzerinden 30 ay geçti.
Ben bugün sizden olağanüstü bir şey istemiyorum.
Belediyenin borcunu açıklayın.
Alacağını açıklayın.
Personel sayısını açıklayın.
Şirketlerin durumunu açıklayın.
Faaliyet raporunu yayınlayın.
Meclis gündemlerini vatandaşın görebileceği şekilde duyurun.
Meclis kararlarını kamuoyuyla paylaşın.
Bunların hiçbiri belediye başkanına yük değil.
Tam tersine, belediye başkanını dedikodudan kurtaracak adımlardır.
Çünkü bilgi verilmezse insanlar konuşur.
Hem de çok konuşur.
Bir süre sonra kim doğru söylüyor, kim yalan söylüyor ayırt etmek mümkün olmaz.
Oysa bütün belgeleri ortaya koyarsınız.
Vatandaş kendi gözleriyle görür.
Gazeteci kendi gözüyle inceler.
Muhalif olan da bakar, destekleyen de bakar.
Ve herkes kendi kanaatini oluşturur.
İşte gerçek şeffaflık budur.
Ben Sayın Başkanın kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum.
Tam tersine, ilçeye hizmet etmek için ciddi bir çalışma içerisinde olduğunu düşünüyorum.
Ama iyi niyet tek başına yetmez.
Şeffaflık da sözle değil, belgeyle ve uygulamayla gösterilir.
Sayın Başkan...
Seçim meydanında verdiğiniz sözün üzerinden 30 ay geçti.
Biz o sözün karşılığını hala bekliyoruz.
ŞEFFAFLIK...?
Lütfen...
Sadece söylemeyelim.
Yaşatalım.
