SEKSENLİ DOKSANLI YILLARDA İSKİLİP DÜĞÜNLERİ (3)

LEYLA ARMAĞAN ( Mini mini hikayeler)
miniminihikayeler@gmail.com -SEKSENLİ DOKSANLI YILLARDA İSKİLİP DÜĞÜNLERİ
{ GELİN ALMA }
Diğer iki paylaşımda memleketimizin üç gün süren eski düğünlerinin ilk iki gününü anlatmıştım. Bu gün de gene zamanda biraz yolculuk yapacağız sizlerle. Düğünün son günü olan gelin alma gününü anlatacağım.
Düğünün son günü çok erken kalkılır. Kız evinde de, oğlan evinde de sabah namazından sonra mevlit okutulur. Gülsuyu ve lokum ikram edilir.
Ev sahibi artık 12 saattir pişen geleneksel düğün yemeği olan dolma kazanlarının başına gelir. Dolmacıya sorar :
_ Dolmalar hazır mı? Misafirleri buyur edelim mi?
Dolmacı der:
_Hazır ama kapak açılmıyor?
Bu ev sahibinden bahşiş istemek manasına gelir. Ev sahibinden bahşişi alan Dolmacı kazanları açar. Memleketimizde dolma geleneği hala devam etmektedir. Zengini de fakiri de yapar. Zenginler 20 kazan yaparsa fakirler 4 kazan yapar ama mutlaka yapar.
Önünden şehriye çorbası içilir. Bu çorba normal şehriye çorbasından çok lezzetlidir çünkü içine dolma suyu konur.Daha sonra dolma lenger denilen geleneksel kabında 15 kişi alan yuvarlak sofranın ortasına konulur. Ayran ve yöresel bir lezzet olan sirke salatası denilen bir çeşit sirkeli cacıkla servis edilir. Lenger sofradakiler tarafından tamamen bitirilirse içine bahşiş atılır, yeni bir lenger dolma daha gelir. Buna lenger sıyırmak denir. Bakır sinilerle servis edilen sütlü un helvası ile düğün yemeği sona erer. Öğlene kadar erkeklere yemek verilir. Kadınlar ise salonda düğün yapar. Gündüz herkes normal kıyafet giyer ama gelin beyaz gelinlik giyer. Kadınlar salondan gelince bu sefer kadınlara yemek verilir. Gelin en son sofrada arkadaşları ile yemek yer. Yemek faslı bitince oğlan evi önde süslenmiş gelin arabası, arkada konvoyla gelin almaya gelir. O yıllarda önünde bebek olurdu.Evin kapısı kilitlenir bahşiş almayınca açılmaz. Gelinin kardeşi beline kırmızı kurdele bağlar. Dışarda davul acı acı çalar. Gelin akrabalarına sarılır ağlar. Babasının annesinin elini öperek evden ayrılır. O, zamanlar gelin çıkarken başına beyaz büyük tülbent yada geleneksel örtü beyaz cember örtülürdü.Düğün konvoyu şehri dolaşarak oğlan evine gelir. Dua edilerek gelin arabadan iner. Gelin ve damadın üstüne bozuk para ve şeker saçılırdı. Çocuklar şeker kapmaya çalışırdı. Yağmur gibi şeker yağardı. Gelinle damadın üstüne örtü tutup eve zar zor sokarlardı.Çocukken çok severdim bir şeker kapmayı birde gelin telini. Ben küçükken gelinlerin saçına gelin teli takılırdı. O telleri koparıp saklardık. Bebeklerimize takardık. Seksenli yılların başında sona erdi. Sonraki yıllarda gelin teli yoktu.Gelin oğlan evine gelince tas teptirilir. Kucağına erkek çocuk verilir. Merdiven çıkartılrdı.Gelinin arkasına yakın akraba yada komşularından yengeleri gelir. O zamanlar gelin kaynana nın yanına gelirdi. Gelinin arkasına gelen yengeleri gelinin çeyizini gelin odasına sererlerdi. Geline ve yengelerine yemek verilir yemekten sonra yengeler gider. Komşular ve akrabalar gelinin çeyizine bakarlardı. Damat akrabalar ve arkadaşları yatsı namazına gider. Namazdan sonra camiden eve kadar güveyi ilahisi söyleyerek önde hoca arkada bütün cemaat damadın kapısının önüne gelirler.
Damat hocanın ve büyüklerin elini öpünce çok hızlı koşmalıdır yoksa arkadaşlarından dayak yer. Bazısı daha camiden çıkar çıkmaz koşardı dayak yememek için. Koşarak soluğu gelinin odasında alır. Cemaat dağılır.
MİNİ MİNİ HİKAYELER
